Damadını vuran kayınpeder ile kayınvalide tutuklandı

Kütahya’da damadını av tüfeğiyle vurarak öldürdüğü gerekçesiyle kayınpeder ile olaya karıştığı iddia edilen kayınvalide tutuklandı.

Edinilen bilgiye göra, İnköy Mahallesi’nde yaşayan Hüseyin D. ile güveyi Bilal Doğru (23), henüz belirlenemeyen sebeple telefonda tartıştı. Daha ardindan Hüseyin D., Akkent Semti yakınında tek arazide kendisini bekleyen damadıyla konuşmaya gittiğinde aralarında münakaşa çıktı. Tartışmanın dövüşe dönüşmesi neticesi Hüseyin D., yanındaki av tüfeğiyle damadını başından vurdu. Olay yerinde can veren Bilal Doğru’nun cesedi Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna gönderildi.
Olayın hemen peşinden kaçan Hüseyin D., bir zaman sonra zabita merkezine gittikçe teslim oldu. Polis ekipleri olaya karıştığı iddiasıyla kayınvalide Nuray D.’yi de da gözaltına aldı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin hemen peşinden sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Öte yandan, öldürülen Bilal Doğru’nun eşine devamlı şiddet uygulaması hasebiyle olayın gerçekleştiği öne sürüldü.

Merkel tehdit etti: İncirlik’i terk ederiz

Merkel, Erdoğan’la yapacağı görüşmenin öncesinde NATO zirvesinin düzenlendiği Brüksel’de açıklamalarda bulundu.

ERDOĞAN’LA İNCİRLİK’İ GÖRÜŞECEĞİM

Merkel, Brüksel’deki yepyeni NATO karargahında tertip edecek Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı girişinde basına açıklama yaptı. Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İncirlik üssünde görevli Alman askerlerinin Federal Meclis milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesi ile ilgili görüşeceğini belirtti.

Merkel tehdit etti: İncirlik'i terk ederiz
(Foto arşiv)

İZİN VERMEZSENİZ TERK EDERİZ

Merkel şunları söyledi:

“Türkiye Cumhurbaşkanı ile yapacağım görüşmede, bizim amaciyla bunun kaçınılmaz olacağını açıkça söyleyeceğim. Zira biz tek parlamento ordusuna sahibiz. Askerlerimizin Federal Meclis azaları tarafından ziyaret edilebilmeleri gerekir. Aksi halde İncirlik’i terk etmek zorundayız. Ziyaretler Alman ordusunun faaliyetleri amaciyla esas teşkil etmektedir.”

Bozayılar Sarıkamış’ın merkezine indi

Bozayılar ve yavrularıyla selfie çekmek için yarıştılar.

bozayı

Kars’ın Sarıkamış kazasinda aç olan bozayılar, Cıbıltepe Kayak Merkezi’nin bulunduğu oteller kisminda görüldü.

Bölgedeki çöplüklerde yiyecek arayan ayılar ile yavrularını gören vatandaşlar ve otel çalışanları, şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Vatandaşlar bundan sonra çevrede dolaşan bozayılar ile yavrularını gsm telefonları ile görüntüledi.

Bozayıların Sarıkamış macerasını galeriden izleyebilirsiniz.

BOZAYILARLA SELFIE – FOTO GALERİ

Grup Yirmi7: Amerika’dan geldik ve Van’a kadar yolumuz var

Modern rock ile klasik Türk müziği ezgilerini birleştiren Los Angeles’lı bir etnik rock grubu olan yirmi7 müzisyenleri Türkiye gazetesine samimi açıklamalarda bulundular.

“Amerika’dan geldik ve Van’a kadar yolumuz var.”

Modern rock ile klasik Türk müziği ezgilerini birleştiren Los Angeles’lı bir etnik rock grubu olan Yirmi7, Amerika’dan Türkiye’ye ‘Muhtemel Aşk’ şarkısıyla gelerek büyük beğeni topladı. Grup yirmi7 Muhtemel Aşk şarkısının ardından çok süre geçmeden ‘Sokak Lambası’ adlı parçalarını dinleyicileriyle buluşturdu. Grup konser yoğunluğuna ara vermeden devam ederken, kendileriyle hoş bir sohbet ettik. Ünlü grubun başarılı müzik hayatlarına yolculuk ederek, yeni şarkılarından bahsettik.

Rafta duran bir şarkı mıydı? Yeni mi yazıldı?

-Şarkı Okan’ın Amerika’da yazdığı sonra da tüm grupla paylaşıp üzerinde çalıştığımız bir besteydi. Gruba bir şarkı sunuldugunda genelde birkaç gün o şarkı üzerinde düşünülür, şarkı defalarca çalınır ve hala ilk anki heyecan ve samimiyet varsa şarkı grup tarafından benimsenir. Önceki iki şarkımızı gibi daha önce yazıldığı için rafta duran bir şarkı diyebiliriz ama yeni kadromuzla tabi ki biraz daha değişerek bu son halini aldi. Ama sunu söyleyebiliriz artık raflarımızda yer kalmamaya başlıyor, eskiden yapıp bugüne kadar ısrarla bizimle kalan bestelerimiz çoğaldı ve biz de dinleyicilerimizle hepsini paylaşmak istiyoruz.

Şarkı seçimlerinde grup olarak nasıl karar veriyorsunuz?

-İçimizden birisi yaptığı besteyi yazdığı sözleri gruba tanıtır ve üzerinde durulur. Daha öncede belirtildiği gibi defalarca çaldıktan sonra eğer aynı hissiyatı verebiliyorsa bizim için olmuş bir şarkıdır. Kayıt ve piyasaya verilmesi sürecinde şarkı seçimi zor ve uzun bir süreç olabiliyor (özellikle de elinizde çok şarkı varsa). Bütün şarkı adaylarını günlerce defalarca dinleyip demokratik olarak verilen bir karar süreci bizimkisi. Son şarkımız “Nacizane bir gece” yi 3 diğer şarkımızın içinden seçtik.

Herkesin hayatında ‘Nacizane bir gece’ olduğuna inanıyor musunuz?

-Herkesin hayatının nacizane birkaç geceden ibaret olduğuna inanıyoruz.

‘Nacizane Bir Gece’, Muhtemel Aşk ve Sokak Lambası şarkılarının başarısını yakalar mı?

-Bizim için bu sorunun cevabı hazır tabi ki yakalayabilir çünkü diğer iki şarkıyla aynı yer ve aynı zamandan geliyor. Şarkının sunduğu hisler hemen hemen aynı. Bir başarı yakalama söz konusu olunca bu dinleyenlerin ve kamuoyunun takdirine kaliyor. Bizim gözümüzde zaten başarılı ve bizim içimizi yansıtan bir şarkı.

Yeni bir şarkıya başlarken ilk dikkat ettiğiniz konu nedir?

-Eskiye nazaran bu süreç grup içerisinde biraz değişti. Eskiden şarkı yapmak için kıstaslarımız yoktu. Nasıl birşey çıkarmak istiyorsak öyle olabilirdi ve kimse de şuraya dikkat etmeliyiz ya da burasında birşey olmalı gibi detaylarda kaybolmazdı. Fakat şu an Türkiye’de hatırı sayılır kitlelere hitap eden bir grubuz ve bunun sanatımıza ve bu sürece tabi ki etkisi oluyor. Sanırım artık ilk başta dikkat ettiğimiz hala şarkının hissidir. Bazen besteler zamanın inadına kafa tutan fotoğraflar gibidir. 20-30 yıl sonra elinize aldığınızda bir zaman makinesi işlevi görürler, sizi o güne o a’na o zamana ışınlarlar. fotoğrafın renkleri de solsa kenarları da yırtılsa o günün hissi hala aklınızda olur çünkü renkler ve biçimler hislerin yanında teferruattır.

Yeni single ile birlikte Konser yoğunluğunuz artacak mı?

-Umuyoruz ki bu şarkımızla ülkemizin dört bir yanında konserler verebilelim. Bizi büyük şehirlerin dışında görme şansı bulamayan arkadaşlarımızın yanlarına gidip onlarla paylaşmak istiyoruz yaptıklarımızı. bizi sevenler ve dinleyicilerimizle daha sik bir arada olmak istiyoruz. biz sınır tanımayan bir grubuz Amerika’dan geldik ve Van’a kadar yolumuz var.

Sosyal medya ile aranız nasıl sevenleriniz sizlere kolaylıkla ulaşabilirler mi?

-Sosyal medyaya yavaş yavaş alışmaya başlıyoruz tabi birimiz diğerlerimizden çok daha sık ve iyi kullanıyor (saddler’e bakıp gülüyorlar). sevenlerimiz bize twitter’dan instagramdan’dan facebook’tan ulaşabilirler.

Aylin Eldeniz / Türkiye gazetesi
 

Kaynak :iha.com.tr

Aşılama ile çocuğunuzu bulaşıcı hastalıklardan koruyun

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, tıbbın sağladığı en önemli katkıların başında gelen aşıların ölümleri azaltmasıyla birlikte, aşılamadaki amacın, sakatlık ve ölüme neden olabilecek enfeksiyonlara karşı çocukları ve erişkinleri korumak olduğunu belirtti.

Geleceğimiz olan çocuklarımızı aşılarken öncelikli olarak hayati önem taşıyabilecek enfeksiyonlara karşı aşılama yapılmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden doç. Dr. Ceyhun Dalkan, aşılama için harcanan paradan daha fazlasının, aşılanmayan çocukların hastalanma, sakatlanma ve ölümlerinin engellenmesine harcanıldığını ifade etti.

Dünya’da 5 Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin yüzde 25’i Aşılama ile Önlenebilir

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren tıptaki gelişmeler sayesinde insanlığın kabusu haline gelen mikropların, yol açtığı enfeksiyonların ve bulaşıcı hastalıkların artık insanoğlu için tehdit oluşturmadığını söyleyen Doç.Dr. Ceyhun Dalkan, buna en önemli örneğin, yaygın aşılama ile artık ortadan kaldırılan çiçek hastalığı olarak verilebileceğini belirtti. Aşılama ile hem aşılanan kişinin enfeksiyondan, hem de toplumun bir salgından korunduğunu söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, günümüzde dünyada yılda 7.7 milyon olan 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yüzde 25’inin aşılama ile önlenebilir hastalıklardan kaynaklandığını ifade etti.

Aşı Vücudun Bağışıklık Kazanmasını Sağlayan Biyolojik Bir Ürün

Aşıların insan ve hayvanlarda hastalık yapabilecek virüs, bakteri ve mikroplara karşı enfeksiyon geçirmeden vücudun bağışıklık kazanmasını sağlayan bir biyolojik ürün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, aşıların mikropların salgıladığı zehirleri (toksinleri), hücre yapılarındaki parçaları, ölü veya etkisi azaltılmış mikropları içerdiğini ifade etti.

Bebeklere Aşıların Zamanında ve Eksiksiz Yapılması Önemli

Aşılama için harcanan paradan çok daha fazlasının, aşılanmayan çocukların hastalanma, sakatlanma ve ölümlerinin engellenmesi için harcandığını söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, aşıların ince uçlu iğne yoluyla kas içine, cilt altına veya ağıza damlatma şeklinde yapıldığını belirtti. Aşıların bebekleri bulaşıcı hastalıklardan koruduğunu da söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, aşıların hastalığı geçirmeden bağışıklık kazandırdığını ifade ederek, bebeklerin aşılarının zamanında ve eksiksiz yapılmasının önemini vurguladı.

Aşılar Belli Periyoda Göre Uygulanmalı

Bebeklerin doğdukları andan itibaren rutin öneriler doğrultusunda aşılanması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, önerilen aşı takvimine uygun olarak doğumda Hepatit B aşısının ilk dozu; 1. Ayda, ikinci dozu; 2. Ayda, 5’li karma aşı (difteri, boğmaca, tetanoz, inaktifpolio, menenjit) ve zatüre aşılarının ilk dozu; 4. Ayda, 2. dozları; 6. Ayda, Hepatit B’nin, 5’li karmanın ve zatüre aşılarının 3. dozu; 12. Ayda, zatüre’nin 4. dozu, KKK (kızamık-kızamıkçık-kabakulak), suçiçeği ve Hepatit A aşılarının ilk dozu; 18-24 ay arasında, 5’li karmanın 4. dozu, Hepatit A’nın 2. dozu; 4-5 yaş arasında, KKK ve su çiçeği’nin 2. dozu ve Td (erişkin tip difteri, tetanoz) aşısının ilk dozu; ilkokul, 8. Sınıfta ise Td’nin ikinci dozu olarak yapıldığını belirtti.

Aşılamadan Sonra Ateş ve Hafif Enfeksiyon Gibi Yan Etkilerin Görülmesi Doğal

Aşılama yapılırken aşılamadan sonra yaşanılan ateş ve hafif enfeksiyon gibi yan etkilerin gelişebileceğini söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, ayrıca aşıların içeriğinde bulunan koruyucu maddelerin çocuklar için toksik olabileceğini ve uzun dönemde istenmeyen yan etkilerinin görülebileceğini belirtti.
 

Kaynak :iha.com.tr

Aile Bakanlığından Atatürk Çocuk Yuvası açıklaması

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Atatürk Çocuk Yuvası ile ilgili bir açıklama yaptı.

Habertürk’te yer alan habere göre; açıklamada, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın başlattığı çocuk hizmetlerinde dönüşüm projesine işaret edilerek özetle şöyle denildi:

“Bu kapsamda çocuk yuvalarımız ve çocuk yurtlarımız, çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerine dönüştürülmektedir. Dönüşümün 2017 yılı sonuna kadar bitirilmesi planlanmaktadır. Dönüşümün amacı, çocuklarımızın ev ortamında, kendi yaş ve durumlarına uygun daha az sayıda çocuk ve eğitimli personelimizle birlikte, daha mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır.”

Gazete Habertürk’ün haberine göre yuvanın kapatılması veya yıkılmasının söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, “Yuvanın tarihi geçmişi ve manevi değeri göz önünde bulundurularak yapılan çalışmalar, büyük bir hassasiyetle devam ettirilmektedir. Yuva, içinde bulunduğu arazi ve binalarla bundan sonra da çocuklarımızın hizmetinde olacaktır” ifadesi kullanıldı.

“ATA’NIN EMANETİ ÇOCUK YUVASI”

Kurum bahçesinde bulunan iki tarihi çeşme ve yabancı devlet adamlarının ziyaretlerinde hediye ettiği oyuncakların koruma altında olduğu belirtilen açıklamada, “Çocuk Esirgeme Kurumu ve bu çabanın ilk meyvesi olan Keçiören Atatürk Çocuk Yuvası, Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ecdadımızın bizlere emanetidir. Bu emanete maddi ve manevi olarak hakkıyla sahip çıkılacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır” denildi.

Kaynak :ensonhaber.com

Adana’da 500 polisle ‘Huzur’ uygulaması

Türkiye genelinde 6’cısı düzenlenen ‘Huzur’ uygulaması kapsamında, Adana’da 500 polisin katılımıyla helikopter destekli olarak, yollar, eğlence mekanları ve umuma açık yerlerin denetimi yapıldı.

Ülke genelinde akşam saatlerinde düzenlenen uygulamaya, Adana’da, asayiş, terör, narkotik, kaçakçılık, trafik ve polis merkezi ekipleri katıldı. Uygulamada, eğlence mekanlarında bulunan kişilere Genel Bilgi Tarama (GBT) sorgulaması yapılırken, üstleri arandı. Mekanların ise evrak denetimleri yapıldı. Trafik denetlemelerinin yapıldığı ‘Huzur’ uygulamasında, kontrol noktalarında araçlar durdurularak, araç içinde bulunan kişileri üstleri arandı. Daha sonra araçların bagajları ve iç kısımları kontrol edilirken, polis dedektör köpeği ‘grov’ araçta arama yaptı.
Öte yandan, uygulamaların olduğu sırada polis helikopteri havadan destek verdi.

Elmas, “Yabancıya yapılan konut satışlarında artış oldu”

Türkiye genelinde konut satışları 2017 Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 oranında artarak 114 446 oldu. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konutder ve Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Z.Altan Elmas aynı zamanda konut satışlarında hükümetin teşviki ile özellikle yabancıya yapılan satış oranlarının arttığını vurguladı.

Z.Altan Elmas satış rakamları için yapmış olduğu değerlendirmelerde, “Bugün açıklanan Nisan ayı satış rakamlarından oldukça memnunuz. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları 2017 Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,6 oranında artarak 114.446 oldu. Öte yandan 2017’nin ilk dört ayı geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artarak 440 bin 226 olarak gerçekleşti. Nisan ayı rakamlarındaki artışta Şubat, Mart aylarında gerçekleşen kampanyanın da olumlu etkisi oldu. Oluşan olumlu hava Nisan ayı satışlarına da pozitif yansıdı” diye konuştu.

“Yabancıya konut satışı yüzde 2,7 arttı”

Veri değerlendirmelerinde konut satışında yabancılara yapılan satışların yüzde 2,7 oranında arttığını gözlemlediklerini dile getiren Elmas, “Verilere baktığımız zaman ilk kez satılan konut sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 10,8 artarak 51.988 olurken, ikinci el konut satışları da geçtiğimiz yılın aynı ayına göre 5,1 artış göstererek 62.458 oldu. Dolayısıyla Nisan ayı satışlarındaki artışın büyük ölçüde birinci el satışlardan kaynakladığını söylemek mümkün. Yabancıya konut satışı geçen yıla oranla yüzde 2,7 artarak 1.624 oldu. Hükümetimizin teşvikleri sonuç vermeye başladı ve ilk kez yabancıya satış geçen yıla göre artış gösterdi. Yabancıya satışta İstanbul ve Antalya ilk sıralarda yer aldı. Önümüzdeki aylarda geliştireceğimiz projeler ve yapacağımız pazarlama faaliyetleriyle birlikte yabancıya satışın daha fazla artacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“Hükümet sektörü destekliyor”

Elmas son olarak bu artışların 2017 yılında hükümetin vermiş olduğu destekle birlikte daha da artacağını söyleyerek, “2017 yılı sonunda gayrimenkul sektöründe satışların yine bir rekora imza artacağı kanaatindeyiz. Hükümetimiz sene başından bu yana sektörü rahatlatacak uygulamaları sırasıyla devreye aldı. Hükümetimizden beklentimiz sektörün finansal derinliğinin artırılması yönündedir. Banka kredileri ile ilerleyen sektörümüzde Gayrimenkul Sertifikası gibi farklı enstrümanlar etkin bir şekilde devreye alınmalı… Ayrıca banka kredilerinin de yılsonuna kadar aylık 0,90 seviyesinde kalması gerektiğini düşünüyoruz. İpotekli satışlarda bir önceki yılın Nisan ayına göre yüzde 29,6’lık bir artış söz konusu. Bu da konut kredi faiz oranlarının sektör üzerinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Net konut artışı ipotekli konut satışlarından kaynaklanıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Kaynak :iha.com.tr

Flamingoların tek ayak üstünde durmasının sırrı ne?

ABD’li araştırmacılar, flamingoların tek ayak üstünde durarak, kaslarını aktif şekilde kullanmadıkları ve böylece daha az enerji harcadıklarını ortaya çıkardı. Kadavralar bile bu duruşla ayakta kalabildi.

ABD’li ilim insanları, flamingoların bir ayakları üstünde durarak dahada az enerji harcadığını açıkladı.

Flamingolarla özdeşleştirilen bu duruşun nedeni tek süredir heyecan konusuydu.

ABD’de tek grup araştırmacı, flamingoların bir ayaklı duruşları sayesinde etkin olarak adalelerini çalıştırmalarına sebep olmadan, enerjilerini kendilerine saklayabildiklerini meydana çıkardı.

Bu tepkisiz mekanizma, flamingoların ‘gururlu’ tek görüntü sergilemelerini sağlıyor. Elbette ayakta yorulmadan kestirmelerini de…

Kadavralar dahi tek ayak üstünde durabildi

ABD’nin Georgia Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, hemide yaşayan ayni zamanda da ölü kuşlar üzerinde deneyler yaparak flamingo kadavralarının dahi hiçbir destek almadan bu şekilde ayakta durabildiğini gördü.

Buna, “pasif yerçekimsel duruş mekanizması” isimi verildi.

BBC’ye konuşan araştırma ekibinden Prof. Young-Hui Chang, “Kuşa önden baktığınızda, bir ayakları üzerinde durduklarında başka ayağın direk bedeninin altında, yatay ve içe dönük durduğunu görürsünüz. Bu, ayakta durma mekanizması için ihtiyaç duyduğunuz duruş” dedi.

Ancak ölü flamingolar etkin kas kuvveti gerektiren 2 ayak üzerinde duruşu sağlayamıyor. Diğer ayak da dikey olduğu an, balans bozuluyor.

Öte yandan, bu kuşların sabit kalması ve başka hareketler yapmaması, duruşun devamı için önemli. Örneğin flamingolar eğildiğinde veyahut bağırdığında, bir ayakla yerlerinde durmakta zorlanıyorlar.

Bazı araştırmacılarsa, flamingoların vücut ısılarını ayarlamak için bu duruşu seçenek ettiğini söylüyor.